Bu Mesajı 15 Kişiye Gönder! Yoksa...




Şu günlerde insanları yönlendirmenin çok basit olduğunu düşünüyorum. Satılmayan bir ürünü kolayca rağbet görür hale getirmek veya yayılmasını istediğin bir mesajı ülke geneline duyurmak oldukça kolay. Çünkü hala bir beğeninin veya paylaşımın bizi iyi yapacağına inanıyoruz. Kim bilir belki de korkuyoruz.

    Bu mesajı 15 kişiye göndermezsen...

Bu yazımızda genel olarak sonunun böyle "bu mesajı 15 kişiye göndermezsen..." bittiği mesajların saçmalığı üzerinde duracağız.
Genelde bu mesajların başında bir rüyadan bahsedilir. Rüyada peygamber efendimiz görülmüş ve insanlara güzel nasihatlerde bulunmuştur. Aslında buraya kadar bir sorun yok diyebilirim. Sorun bundan sonra ki safhada başlıyor. Mesajın veya gönderinin farklı sosyal medya platformları üzerinden 10 - 15 - 20 veya daha fazla kişiye ulaştırılması istenir. Eğer ki bunu yapmazsan diye devam eder ve tehditler sıralanmaya başlar. Ama tabi insaflı olanlarıda var bu mesajların. Gönderme imkanı olmayanları sorumlu tutmazlar.
Ne büyük iyilik değil mi?

Bu tür mesajlara örnek teşkil etmesi açısından bir örneğini bırakıyorum.

bu-mesaji-15-kisiye-gonder-yoksa



Evet gördüğünüz bu mesajdan yüzlerce var. Mesajın genel içeriği hep aynı ama gören kişi veya peygamberimizin verdiği nasihatler değişiklik gösterebilir. Rüyayı bir alimin görmesi mesajı daha da inandırıcı hale getirir ama o alimin ismi nedense hiç zikredilmez. İsmini zikrettikleri kişiye de mesaj ulaşır diye korkuyorlar herhalde.

Bazen ise nasihat içerikli değildir bu gönderiler. Bir baharat, şifalı bitkiler veya herhangi bir ürünün tanıtımı yapılır. Tabi bu ürünü de tavsiye eden yine peygamberimizdir. Hastalıklardan korunmak, çocuk sahibi olmak, yürümek, koşmak ne bileyim ne isterseniz ekleyebilirsiniz. Hatta buna bir örnek verecek olursak covid 19 ( Corona virüs)'den korunmak için peygamber efendimiz bir kadının rüyasına giriyor. İnsanların bu hastalıktan korunmaları için sumak kullanmalarını ve suya karıştırıp içmeleri gerektiğini söylüyor. Bu mesajı ise insanlara duyurmak için bir video çekiliyor ve sosyal medyanın verdiği güçle ülke geneline yaymayı başarıyorlar.

     Sonuç mu?

Devam eden bir kaç gün içerisinde insanlar ekmekten çok sumak aradılar.

     Bu mesajlar neden mi tutarsız?

1. İslam şekilci bir din anlayışına sahip değildir. Bu sebeple rakamsal bir zorbalıkla 10 kişiye gönderme teklifinde bulunmaz. Tüm mesajlarda bunun olması sizce de saçma değil mi?

2. Mesajlarda rüyayı gören kişi hiçbir zaman belli değildir. Bir kez olsun bunu yaşayan kişiyi tanısak fena olmazdı hani.

3. Mesajı ciddiye almayanların başına gelecek kötülükler. Şimdi ibadetlerine sadık biri bunu ciddiye almayıp yapmayınca günahkar oluyor veya başına kötü bir şey geliyorsa yaptığı ibadetler nereye gitti?

4. Aynı şekilde mesajı gönderen günahkar bir kimse ise yalnızca bir mesaj ile kurtuluyor. Düşününce Allah'ın adalet kavramına zıt düştüğünü sizde göreceksiniz.

5. Ben bu mesajların hiçbirine karşılık vermedim. Korkmayın en az 10 yıldır gayet güzel bir yaşamım var. Ayrıca çevremde ki insanlarda iyi durumdalar. Onlarında bu mesajları ciddiye aldıklarını hiç görmedim.


     Sonlara doğru…

Bu insanların neden böyle bir algı yapmak istediklerini bilmiyorum. Bazen cehalet bazen de kötü niyet etkili oluyor ama ne olursa olsun topluma zarar verdikleri görünür bir gerçektir. İnsanları etkilemenin çeşitli yöntemleri vardır. Bunlar içinden özel olarak ise korku, nefret ve dini duyguları en etkili yöntemler olarak gösterebiliriz. Bu din tüccarları ise bunu bildikleri için dini duygulara yöneldiler. 

Bunun sonucunda ise bazı kesimler sosyal medya üzerinden paylaşılan bir gönderiyi beğenmedikleri zaman bile suçluluk psikolojini yaşamaya başladılar. Ama bu durumu hep birlikte ortadan kaldırabiliriz. 

Bu türden mesajlara ve videolara karşılık vermemek en büyük adımımız olacaktır. Bizleri kurtaracak olan şey asla bir mesaja bağlı olmayacaktır. Yaşantımız değişmedikçe konuştuklarımız boşa harcanan bir kaç kelimeden öteye geçmeyecektir. İnsanlara nasihat dolu mesajlar gönderin ama zorbalıkla şu kadar kişiye göndermesine emir buyurmayın. Bir iyiliğin altına imzanızı bırakmaya çalışırken samimi olun. Gerisi çok da önemli değil. Toplum olarak herkesin bir görevi var ve ben görevimi yaptım.

Söz uçtu yazı kaldı. Hayata dair yeni yazılarda görüşmek dileğiyle. 

Bu içerik Yazarland.com sitesine aittir.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar