600 Yıldır Sır Gibi Saklanan Voynich El Yazmasının Sırrı Çözüldü

Eğer internette biraz vakit geçiriyor ve “Gizemli yazıtlar” hakkında meraklıysanız sıkı durun. Dünya Tarihinde bilinen hiçbir dile çevrilemeyen voynich el yazmasının gizem kapısını bu yazıda aralıyoruz.

Nazi enigma şifrelerini açığa veren kriptografların dahi anlam veremediği el yazması… 


Önerilen yazı: Yapay zekanın ilk demleri - Enigma ve Alan Turing

Voynich el yazması nedir?


600 Yıldır Sır Gibi Saklanan Voynich El Yazmasının Sırrı Çözüldü

Yapılan karbon testleriyle 15. yüzyılda yazıldığı tespit edilmiş bir el yazmasından bahsediyoruz. 1912’de kitabı kamuoyuna tanıtan kitapçı Wilfrid Voynich’in adıyla anılan el yazması, içerdiği tuhaf çizimler ve bir türlü anlaşılamayan yazısıyla çeşitli komplo teorilerine sebebiyet vermiş bir eser.

Karbon testi yapılmadan önce sahte olduğu iddia edilen voynich el yazması için ortaya atılan iddiaların başında, bu kitabın Felsefe Taşı’na giden yol olduğu fikri geliyor. İçindeki tuhaf bitki ve çıplak kadın çizimleri, takımyıldızlarla ve sıra dışı nesne çizimleriyle adeta Simyacı’nın El Kitabı’nı anımsattığını söylemek de yanlış değil. Bir diğer komplo teorisi ise, kitabın uzaylılar tarafından yazılıp gezegenimizde unutulduğu yönünde.

Fakat Orta Çağ tıbbî el yazmaları konusunda uzman olan Nicholas Gibbs, “durumun bu kadar karmaşık olmadığını düşünüyor.” İngiliz Times Lerary Supplement dergisinde yayımladığı makalede, Voynich El Yazması’nın Latince ligaturlerle yazılan bir tıp kitabı olduğunu söylüyor. Ligatur ise, sık kullanılan kelimelerin veya kelimelerde sıkça yan yana gelen harflerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan şekiller anlamına geliyor. Bunun en bilinen örneği ise, Latince “ve” anlamına gelen “et” sözcüğünden oluşturulan ve ampersand olarak bilinen “&” karakteri. Gibbs’e göre tüm el yazması bu tür karakterle yazılmış.


600 Yıldır Sır Gibi Saklanan Voynich El Yazmasının Sırrı Çözüldü

Geçtiğimiz senelerde el yazmasının Yale Üniversitesi’ne bağlı Beinecke Kütüphanesi tarafından tamamen bilgisayar ortamına aktarılıp kullanıma açılmasının ardından çalışmalarına başlayan Gibbs, sayfalardaki her türlü detayı görebilmeye çalışmış. Latince yazılan tıbbî metinlere olan aşinalığı sayesinde bazı kelimelerin bu tür metinlerde geçen kısaltmalara benzediğini fark edince de araştırmalarını arttırmış. Özellikle Herbarium Apuleius Platonicus adlı Roma yazıtında görülen kısaltmaların kullanıldığını fark etmiş. Orta Çağ’da Roma’dan kalan metinlerin yok olmaması için kopyalanması yaygın olduğu için de bu durum son derece mantıklı görünüyor.


600 Yıldır Sır Gibi Saklanan Voynich El Yazmasının Sırrı Çözüldü

Kitabın özellikle jinekolojik rahatsızlıklara ve çözümlerine eğildiğini söyleyen Gibbs, bu durumun yazarı ligatur kullanmaya itmiş olabileceğini söylüyor. Orta Çağ’da kilisenin yaptığı baskıdan çekinen yazar, özellikle kadın sağlığı gibi hassas bir konuda gözleri üzerine çekmek istemediği için böyle bir şey yapmış olabilir. Ayrıca Gibbs, bu durumun çok daha insani bir şeyden kaynaklamış olabileceğini de belirtiyor: tembellik. Bütün bir metni birebir kopyalamaya üşenen yazar, bundan kaçınıp kaybolmasını istemediği metni mümkün olan en kısa biçimiyle aktarmış olabilir.

Kitapta yer alan takımyıldız çizimlerininse yine bu durumla ilgili olduğunu söylüyor Gibbs. Roma Döneminde hastalıkların ve uygun tedavilerinin gök cisimlerinin belirli dizilimleriyle ilgisi olduğu düşünüldüğü için, medikal bir kitapta bunlara yer verilmesi de son derece normal.

Ne anlattığını bilmekten çok ne anlatacağını hayal etmek daha cazip gelir insanlara. 
Hayallerin gerçekleşmesi için yaşadığımız dünyada bir gizem daha çözüldü. Kim bilir, bütün bu yapılanlar okyanusta bir damladır belki de.

Söz uçtu, yazı kaldı. Hayata dair yeni yazılarda görüşmek dileğiyle.



Yorum Gönderme

0 Yorumlar